Ebeveyn Tutumlarının Sınav Kaygısına Etkisi

Ebeveyn Tutumlarının Sınav Kaygısına Etkisi

Ebeveynlere…

‘Ailem, genellikle yapılabileceklerin en iyisini yapmamı bekliyorlar. Bunun için sürekli ders çalışmam gerektiğini hatırlatıp benim en önemli görevimin ders çalışmak olduğu dile getiriyorlar. Ders çalışmak istemediğim zamanlarda, bugün çalışmazsam ileride neleri kaybedebileceğim ile ilgili şeyler anlatıyorlar, bazen de arkadaşlarım ile görüştürmeyecekleri tehdidinde bulunuyorlar.’

‘Yapabileceğimden daha yüksek hedefi kendileri belirleyip ulaşamadığımda benden daha çok üzülüyorlar bazen öfkeleniyorlar hatta benimle konuşmadıkları da oluyor.’

‘Benim okulumla, derslerimle, sınavlarımla benden daha ilgililer. Her şeyi biliyorlar. Kötü gelen sınav sonucumu paylaşmaya çekiniyorum. Üzülmelerinden ve alacağım tepkiden korkuyorum.’

‘Kendimi sürekli ders çalışmak zorunda hissediyorum ama kendimi veremiyorum. Görünüşte ders çalışıyorum ama aklımda hep ‘ya yapamazsam, olmazsa, aileme nasıl hesap veririm’ cümleleri geçiyor. Benden daha fazla kaygılılar, bu durum benim kaygımı daha da artırıyor.’

Gençlerden bu ve benzeri cümleleri çok duyuyorum.

Ebeveynler ise,

‘Başarılı, mutlu, huzurlu olsunlar istiyoruz. İleride bizim çektiğimiz sıkıntıları çekmesinler, istiyoruz. Bize bu kadar destek olan olmadı, biz destekleyelim ki onlar ilerde rahat etsinler.

Bütün çabamız, uğraşımız bu yüzden. Yoksa onlardan başka ne isteğimiz olabilir ki…’ diyorlar.

Peki ne oluyor da ebeveynlerin iyi niyetleri gençler tarafından kaygı sebebi olabiliyor?

Ebeveyn Tutumları Çocuklar Üzerinde Etkilidir:

Üniversite giriş sınavına hazırlanan gençlerin kişisel – sosyal – akademik – mesleki gelişim gibi hayatlarını ciddi şekilde etkileyen konularda yoğun kaygı koşullarına maruz kalmaları bedensel, zihinsel, duygusal ve davranışsal sıkıntılar yaşamalarına sebep olmaktadır. Ebeveyn tutumları da sınav kaygısı oluşturabilecek etkenlerden biridir. Genç problem yaşadığı yerlerde üstesinden gelebilmek için ebeveyn desteğini arar. Sizin ona yaklaşım tarzınız, çocuğunuzu rahatlatacak ya da kaygılandıracaktır.

Tüm iyi niyetinize ve elinizden gelen tüm olanakları vermiş olmanıza rağmen sizin kaygılı ya da güven içinde olmanız; çocuğunuzun beceri, ilgi, istek, zihinsel ya da kişilik yapısıyla uyumlu olmayan beklentileriniz ve ona yaklaşım tarzınız, kendisiyle ilgili yol çizmeye çalışan çocuğunuzun kafasını daha çok karıştırıp strese sokabileceği gibi rahat ve güvenli yol almasına da yardım edebilir.

Ebeveyn Olarak Nasıl Bir Tutuma Sahipsiniz?

Ebeveyn Tutumları

Demokratik Ebeveyn Tutumları: Demokratik ebeveyn tutumunda anne – baba çocuğunun sadece temel ihtiyaçlarını karşılamakla kalmaz aynı zamanda koşulsuz sevgi de gösterir. Bu tutumu benimseyen ailelerde çocuğa yaşına göre sorumluluk verilir, aile çocuğunun yeteneklerini ortaya çıkarması için fırsat verir, ailenin katı kuralları yoktur bununla birlikte herkesin uyduğu güvenli ve net sınırları vardır, böyle bir ailede başarılar ödüllendirilirken başarısızlıklar cezalandırılmaz. Dolayısıyla çocuklar da kendini güvende ve her halleri ile kabul edilmiş hisseder, kendini rahatça ifade eder, sorumluluk alır ve hatalarından öğrenir, öz güveni gelişir. En önemlisi koşulsuz sevildiğini hisseder.

Aşırı Koruyucu Ebeveyn Tutumları: Aşırı koruyucu ebeveynler çocuğunun her halinden haberdar olmak ister ve bunun için çocuğunu sürekli kontrol eder. Çocuk farklı bir şey yapmak istediğinde ebeveynin engellemesi ile karşılaşır. Dolayısıyla çocuk kendini tanımak ve geliştirmek için yeterli alan bulamaz. Bir süre sonra çocuk kendini ebeveynlerine bağımlı hisseder ve kendi başına bir şey yapmaktan korkar. Yetişkin hayatında da kendi başına karar alamaz ya da aldığı karardan bir türlü emin olamayıp sürekli sorgular.

Aşırı Baskıcı Ebeveyn Tutumu: Bu tutumu benimseyen ailelerde çocuk sürekli baskılanır. Ebeveynine itaat etmediğinde çocuk fiziksel şiddet, baskılama, suçlama ve cezalandırılmaya maruz kalır. Aşırı baskı ve disiplin ile büyüyen çocukların öz güven sahibi olamadıkları bilinmektedir. Ergenlik döneminde ise başkasının etkisinde olan, kendisiyle ilgili kararlar alamayan, pasif kişilik özellikleri sergiler.

Çocuk Merkezli Tutum: Çocuk merkezli tutumu benimseyen aile her şeyi çocuğuna göre ayarlar. Çocuğun her dediğini adeta emir gibi yapar. Tabiri caizse ebeveyn çocuğunun hükmü altına girer. Her istediği olan çocuk okula girdiğinde uyum problemleri yaşayabilir, kurallara uymakta zorlanabilir. Ergenlik döneminde de her isteğinin hemen yerine getirilmesi beklerken yerine gelmeyen isteğe karşı öfkelenebilir, çevresi ile ilişki kurmakta zorlanabilir.

İlgisiz ve Kayıtsız Tutum: İlgisiz tutumu benimseyen ebeveynler çocuğunun çok farkında değildir. Çocuk kendini dışlanmış, yalnız bırakılmış, değersiz hisseder. Bu durum onun saldırgan davranışlar sergilemesine neden olabilir.

Dengesiz ve Kararsız Tutum: Dengesiz ve kararsız tutumda ebeveynler kendi aralarında ya da her bir ebeveyn kendi içinde uyumsuz davranır. Biri kural koyarken diğeri ihlal edebilir ya da kişi kendi koyduğu kuralı başka bir zaman değiştirebilir. Çocuk net sınırları göremeyince bocalar ve nasıl davranacağını bilemez.

Lütfen Unutmayın,

İyi niyetlerle açtığınız imkânlarınızın karşılık bulabilmesi için çocuğunuza doğru bir yaklaşım ile yaklaşmanız da önemlidir.

Son Söz Yerine…

  • Çocuğunuzun ilgi, beceri ve zihinsel kapasitesini göz önüne alarak gerçekçi beklentiler içinde olun. Mükemmel olmalarını beklemeyin.
  • Başka birileri hatta belki kardeşi ile bile olsa kıyaslamayın.
  • Verdikleri emeği, çabayı görün ve ifade edin. Değerli olanın verdiği emek olduğunu vurgulayın.
  • Kendi kaygılarınızı çocuğunuza yansıtmayın, kendi kaygınızı onun kaygısıymış gibi benimsemeyin.
  • Verdiği çabayı övün, başarısızlıkları öğrenme fırsatına dönüştürün ve üzerine konuşmaları için dinleyin, başarısızlığın dünyanın sonu olmadığını ifade edin ve hissettirin.
  • Çocuklarınızı dinleyin, kendileri ile ilgili hayallerini, hedeflerini, problemlerini vb. duyun ve istedikleri her zaman yardımcı olmak istediğinizi samimiyetle ifade edin.
  • Kendi kaygı hallerini size rahatça anlatabilmeleri için konuşmayı nasihate çevirmeden dinleyin, beraber ne yapabileceğinizi sorun.
  • Hayallerine giden yolda en büyük destekçileri siz olacaksınız. Bunu unutmayın. Sizden yardım isteyebilmeleri için sizin onlara karşı güveninizi görmelerini ve koşulsuz sevildiklerini hissetmelerini sağlayın.
  • Çocuğunuzla aranızdaki dengeyi öncelikle sağlayacak olan sizsiniz. Çocuğunuzu olduğu haliyle kabul edip gelişimi için yeni kapılar açmak ve tüm bunları sevginizle yapmak onun sınav kaygısını yönetebilmesinde çok yardımcı olacaktır.
  • Düşük düzeyde kaygı çocuğunuzun çalışmasını desteklerken kontrol edemeyeceği düzeyde kaygı sağlık problemlerini de doğurabilir. Çocuğunuz kaygısını yönetmekte zorlanıyorsa profesyonel destek almasını sağlayın.
Bu Yazıyı Paylaşın:
Nasıl Yardımcı Olabilirim?