İlişki Koçluğu
Hayatımız ilişkiler yumağı içinde geçiyor. Birbirimizden öğreniyor, birbirimizle gelişiyoruz. ‘İnsan insanın aynasıdır.’ derler. Kim olduğumuzu, karakter özelliklerimizi, güçlü ve zayıf yönlerimizi, hayattaki beklentilerimizi, çabalarımızı, hayal kırıklıklarımızı, bizleri mutlu ya da öfkeli kılan koşulları vb. hep birbirimiz ile olan ilişkilerimizin içinde fark edip yaşıyoruz. Yani aslında kendimizi, diğerleri ile olan ilişkilerimizde buluyor, anlamlandırıyor, tanımlıyoruz…
Böylece diğer önemli ilişki şeklimiz olan ‘kendi öz benliğimizle’ olan ilişkimiz de daha bir anlamlı ve doyumlu oluyor. Çünkü kadim gelenekten gelen tecrübeler de ‘kendisiyle iyi ilişkileri olan insanların başkalarıyla da iyi ilişkiler kurduğunu’ kanıtlıyor.


Özellikle romantik ilişki özelindeki partnerimiz ile olan ‘ilişkiye’ yapılan bir koçluk türüdür. Kendisinin, partnerinin ve ilişkisinin farkında olan kişi ve kişilerin ilişkilerinden elde ettikleri doyum, bu bileşenlerin farkında olmayanlara göre oldukça yüksektir.
Ancak bununla birlikte her yolunda giden ilişki zaman zaman sallantılar yaşayabilir, kırıklıklar ortaya çıkabilir, çatışma kaçınılmaz bir şekilde kendini gösterebilir. Tüm bu olumsuzluklar aslında ilişkinin sınandığı bir dönemdir. Kimi çiftler bu süreci kendilerini, partnerlerini veya ilişkilerini tanıma, öğrenme, gelişme fırsatı olarak görürken kimi çiftler de maalesef bir yıkımın başlangıcı olabilir.
İlişki Koçluğu Hakkında
Böyle bir aşamada partnerlere aralarındaki ilişkiyi, dışarıdan biri gibi görmelerine yardım eder. Dolayısıyla daha önce baktıklarının dışında bir yerden ilişkilerine bakan çift, aralarındaki ilişki ile ne yapacaklarına karar vermelerine ve kararlarını uygulamalarına destek olur. Bu destek kimi zaman kötü giden ilişkilerini sağlıklı bir yolla nasıl bırakacaklarını öğrenmeleri olabileceği gibi kimi zaman da güven ve açık iletişime dayalı bir diyalogu nasıl geliştireceklerini öğrenmeleri temeline dayanır.
Herkes ilişkisinde değer görülen, beğenilen, özlenen, aranan, desteklenen vb olmayı ister. Çok insani olan bu istekleri partnerimize verme ve/veya partnerimizden alma konusunda her zaman başarılı olamıyoruz ve dolayısıyla bu da ilişkilerimiz kalitesini düşürüyor ve doyumsuz, mutsuz, keyifsiz insanlara dönüşüyoruz.
Maalesef hayat, hiç adım atmadan her şey yoluna girer diye bekleyecek kadar da uzun değil.
Küçük dokunuşlar daha doyumlu ilişkilerin kapısını aralıyor.
Lütfen kendinize ve ilişkinize bu şansı verin.