AKADEMİK ERTELEME VE ERTELEME DÖNGÜSÜNDEN ÇIKIŞ
‘Bu kez çalışmaya önceden başlayacağım. Derhal başlamalıyım. Daha önce başlamalıydım. Her şeyi yapıyorum ancak… Hiçbir şeyden hoşlanmıyorum. Umarım hiç kimse öğrenmez. Hala zamanım var. Bende yolunda gitmeyen bir şey var. Bir daha asla ertelemeyeceğim.’
Yukarıdaki erteleme cümleleri arasındaki döngüsel ilişki dikkatinizi çekmiştir. Yapmayı tercih ettiğiniz ya da istemeseniz de yapmak zorunda olduğunuz işleri, yapma aşamasına geldiğiniz başlangıç noktasında ve devamında bazen yüksek sesle bazen de zihninizin içinde sessizce yaptığınız diyaloglar.
Burka ve Yuen (1983) bu kısır döngüye, erteleme döngüsü adını veriyor. Gerek ders çalışmak, ödev yapmak, tez ya da makale yazmak gibi akademik çalışmalarla ilgili olsun gerekse ev işi yapmak, spora ya da diyete başlamak, alışverişe gitmek, arkadaşınızı ziyaret etmek gibi gündelik işleriniz ile ilgili olsun ya da karar vermeniz gereken bir konuda karar vermeyi ertelemek şeklinde olsun, yapmayı planladığınız ama bir türlü başlayamadığınız her işte karşınıza çıkan bir döngüden bahsediyoruz.
Erteleme Nedir?
Erteleme, kişinin yapmayı planladığı bir işi yapma zamanı geldiğinde ileri bir zamana bırakması, önceliği başka bir işe vermesidir. Sadece davranışsal değil bilişsel ve duyusal özellikleri de içeren karmaşık bir yapısı vardır. Dolayısıyla kişi erteleme konusunda problem yaşadığını düşünüyorsa sadece davranış boyutunda değil, zihninde ve duyularına da bakarak kendisi ile ilgili ayrıntılı bir çalışma yapmalıdır.
Genç – yaşlı, büyük – küçük, kadın –erkek, çocuk- yetişkin vb. herkes erteleme davranışında bulunabilir.
Neden Erteleriz?
Davranışsal, bilişsel ve duyusal birden fazla etkenin erteleme üzerinde etkisinin olduğundan bahsedebiliriz. Örneğin kişi;
- Kaygıdan kaçınmak
- Aşırı talepkâr ya da aşırı hoşgörülü ebeveyn tutumlarına karşı bir tepki olarak
- Daha önceki olumsuz tecrübelerinin ve inançlarının etkisiyle
- Kısa dönemli hazzı erteleyememesinden
- Verilen görevden hoşlanmamasından
- Sorumluluk almak istememesinden
- Karar verme konusunda zorlanmasından
- Zaman yönetimi ve planlama yapmakta zorlanmasından
- Tembellikten
- Sınav kaygısından
- Olumsuz değerlendirilme korkusundan
- Mükemmelliyetçi kişilik yapısından
- Başarısızlık korkusundan
- Tükenmişlik hissinden
- Onaylanmama korkusundan
- İşin zorluğu, karışıklığı ya da işi yapmak için yeterli bilgi ve yeteneğe sahip olmamasından
… gibi sebeplerden dolayı yapmayı planladığı işe başlamayı erteleyebilir.
Peki Ya Her Erteleme Gerçekten Bir Erteleme Midir?
Hayır. Bazen bilinçli olarak kişi yapılacak işler fazla ve karmaşık olduğunda, işleri kendi içinde kategorize ederek önemli ancak acil olmayanları ileri bir tarihe erteleyebilir. Bunu yaparken ne zaman yapacağını zihninde ya da ajandasında olabildiğince netleştirmesi o işi ihmal etmediği anlamına gelir. Bu bilinçli bir tercihtir.
En Sık Gözlenen Erteleme Türü Akademik Ertelemedir
Akademik erteleme, öğrenmeye yönelik her türlü eyleme karşı geciktirme, arkaya bırakma demektir. Özellikle öğrencilerde, sınav kaygısının ve düşük motivasyonun da tetikleyicisi olarak daha sık gözlenir. Üniversite sınavına hazırlanan öğrenciler ile üniversiteden mezuniyete yaklaşan öğrencilerde çok daha yaygındır. Bu dönemlerde öğrenciler kendi kariyer planlarını yapmayı, atacakları adımları netleştirmeyi, zamanı verimli kullanmayı ve eyleme geçmeyi erteledikçe gelecek kaygıları daha da artmaktadır.
Erteleme İle Başa Çıkmak İçin Birkaç Öneri
Büyük Resimdeki Amacınızla İlişkisini Kurun: Yapacağınız işin sizin için anlamı, önemi nedir? Size nasıl hizmet edecek? Gerçekleşirse size nasıl bir faydası olacak? Hayallerinize giden yola, yıllar sonrasına nasıl bir katkı sağlayacak?
Hedefinizi Ulaşılabilir Küçük Parçalara Ayırın: Yıllar sonrasını hayal etmek heyecan verici olsa da insan günlük, haftalık, aylık gibi daha kısa süreli zamanlarda aldığı yolu ve sağladığı faydayı görmek ister. Bunun için SMART hedef şeklinde küçük, somut, görülebilir, ulaştığınızı anlayabildiğiniz yani ölçebildiğiniz hedefler koyun ve belirli aralıklarla bulunduğunuz yeri kontrol edin. Neleri yaptınız, nereler eksik kaldı, açığı nasıl kapatırsınız?..
Zamanı Verimli Kullanın: Bunun için Eisenhower Matrisi’ ni kullanabilirsiniz. Yapmayı planladığınız işleri kendi içinde kategorize edin. Acil ve önemli olarak sınıflandırın ve ‘Hemen yapın, Erteleyin, Devredin ya da Vazgeçin’ . Bunun yanında sizi planınızdan alıkoyan insanlara ‘Hayır’ deyin.
Duygularınızı Duyun: İçinizden adını koyamadığınız bir his, ses vb. sizi o işe yaklaştırmıyorsa ona kulak verin ve kendinize ‘Neler oluyor?’ diye sorun. Duygusal ya da zihinsel bir etken sizi davranışsal olarak engelliyor olabilir. Başarısız olma korkusu, birine karşı mahcup olma korkusu ya da başkasının işinin sizin üzerinize kalmış olmasından duyduğunuz öfke gibi…
Gerçekle Yüzleşin: Yokmuş gibi davranmayın. Tüm çözüme giden yollar kabulle başlar. Öncelikle içinde bulunduğunuz durumu dışarıdan bir göz gibi izleyin. Olayın kahramanı siz değil de yabancı biri olsun. Bu kişi neleri erteliyor, ne zamanlarda, ertelemek için neler yapıyor, kendine neler söylüyor, neler hissediyor… Farkındalıkla başladığınız yol kabulle devam ederse, çözüm için planlama yapmak çok daha kolay olur. Kendinize şefkatle yaklaşın ve kendinizi dövmeden, hırpalamadan kucaklayın. Sonra ‘Eeee, ne yapalım bundan sonra?’ diye sorun. Cevap gelecektir.
Profesyonel Destek Alın: Farkındalık, kabul ve çözüm için planlama yapmak; davranış değişikliğini getirir. Kendi başınıza yol almakta zorlandığınızı hissediyorsanız, profesyonel destek size zaman kazandırır, kendinize olan güveninizi kuvvetlendirir ve değişim için güç verir.

