erteleme bir seçimdir

Uykusundan ‘Sen bir tembel değilsin, hayır tembel değilsin. Sadece erteliyorsun.’ Diyerek uyandı. Sınavının her geçen gün daha çok yaklaştığı bugünlerde artık daha fazla düşünür olmuştu. Sürekli bununla yatıp kalkıyordu ve çok huzursuzdu. Gerçekten ona dedikleri gibi tembel miydi yoksa erteliyor muydu?..

Genellikle iyi şeylere bir an önce ulaşmak isterken kötü şeyler ulaşmamak için ertelemek isteriz. Neden böyle olduğunu düşünürüz. Çoğunlukla zaman ve irade yönetimi aklımıza gelir. Oysa bir o kadar önemli olan diğer etmen duygu yönetimidir.

Ertelemek, yapılması gereken bir işi, görevi, eylemi kasıtlı olarak geciktirme, arkaya bırakma eylemidir.

Erteleme deyince çoğunlukla öğrencilerin ders çalışma, ödev yapma, sınavlara hazırlanma ile ilgili sorumluluklarını yerine getirirken yapmak istemedikleri çalışmalar yani akademik erteleme aklımıza gelir. Oysaki burada sadece öğrencilerin değil hepimizin gündelik hayatta da sıklıkla uyguladığımız bir davranış şeklinden kolayca bahsedebiliriz. Bazen uyumayı bazen alışverişe çıkmayı bazen yemek yemeği ya da spor yapmayı erteleriz. Sahi…  

Neden Erteliyoruz?

Kimin Hayalleri İçin Çabalıyorsun: Başlarken yapmayı planladığın şey gerçekten uzun vadede yapmayı istediğin şey mi? Kimin hayallerini gerçekleştirmeye çalışıyorsun? Düşündüğün şeyi düşleyebiliyor musun? Bu düş sana kendini nasıl hissettiriyor? Örneğin diyet yapmaya karar veriyorsun, seni diyet yapmaya sevk eden asıl amacın ne? İstediğin kiloya ulaştığında ne olacak? Gerçekten diyet yapmak isteyen sen misin? Kendini çevrendeki kişilerin sözlerinden – davranışlarından etkilenip zorunlu hissettiğin için mi diyet yapmak istiyorsun? Biraz nefes al ve düşün… çünkü senin için anlamı olan bir hedefe ve hayale sahipsen, onu gerçekleştirmek için hem kendini motive bulacaksın hem de ertelemenin önüne geçeceksin.

Sonunu Göremiyor Olmak: Planlarımızın sonucunu genellikle önceden tahmin ettiğimiz gibi sonucunun da düşündüğümüz gibi olmasını bekleriz. Ayrıca belirsizlik içermemeli ve görünür olmasını da isteriz. Yoksa canımız onu yapmak istemeyebilir. Ya da daha önce defalarca deneyip istediğimiz sonucu alamayıp kendimizi ‘başarısız’ etiketiyle yaftalamışsak da canımız yapmak istemeyebilir. Bu aşamada kendimize sormamız gereken en önemli soru üzerimize düşeni yapmadığımızda ertelemeyi mi tercih ettiğimizdir? Seçimlerimizi tekrar düşünelim. Çünkü kendimizle ilgili düşünsel, davranışsal ve duygusal bütünlük sağlayamadığımızda erteleme davranışı ile karşı karşıya kalırız.

Kişilik Özelliği: Mizacımız, alışkanlıklarımız ya da beraber olduğumuz insanlardan öğrendiğimiz davranış şekilleri gibi özellikler de erteleme davranışı göstermemize neden olabilir. Genel olarak ertelemeye meyilli isek ya da çocukluğumuzda annemiz – babamız benzer erteleme davranışlarını sıklıkla göstermişse ve biz de bunu normalleştirmişsek yetişkin hayatımızda da ertelemeyi normal görüp hayatımıza devam ediyor olabiliriz.

Eksik Organizasyon Becerisi: Dikkat eksikliği problemi, plansızlık, zaman yönetimi gibi etmenlerden dolayı kişi organize olamayabilir. Yapması gerekenlerle yaptıkları arasındaki makas sürekli açılıyor, zamanı doğru yönetemiyor ve fonksiyonel bir plan yapamıyor olabilir. Yani kişi tam olarak neyi nasıl yapacağını bilemiyor olabilir. Sonuç da genellikle bu kadar belirsizliğin içinde erteleme olarak karşımıza çıkar.

Rahatlık Alışkanlığı: Rahatımı neden bozayım, ben yapmasam da işler zaten gidiyor, icat çıkartmaya gerek yok gibi cümleler bir süre sonra sorumluluk alanında yapılması gereken işlerin birikmesine ve problemlerin yığılmasını neden olacaktır. Konfor alanından çıkmak her ne kadar zorlayıcı olsa da ertelemenin ve gelişimin en önemli anahtarıdır.

Endişe Sorunları: Başarısızlık ya da başarılı olma korkusu, gerçeklerle yüzleşmekten kaçınmak ya da yüksek düzeyde kaygılı olmak kişiyi hareketsizliğe ve ertelemeye itebilir. Yani kişi bunu yapmak yeterince zor, başaramayabilirim, başaramayacağımı görmektense hiç yapmamak benim için daha güvenli, daha bildik, konforlu ve rahat, en iyisi hiç yapmayayım diye düşünebilir.

Enerji Eksikliği: Sağlıksız bir uyku düzeni, vücudumuzda vitamin – mineral eksikliği, beslenme sorunları, depresyon vb birçok farklı nedenlerden dolayı kişi kendini enerjisi hiç yokmuş gibi hissedebilir. Canı hiçbir şey yapmak istemeyen kişi de yapması gereken işleri erteleme eğilimi gösterebilir.

Aktif ve Pasif Erteleme

Pasif erteleme, erteleme deyince ilk aklımıza gelen şeklidir. Geleneksel bir erteleme davranışıdır. Genellikle zaman yönetimi konusunda zorlananlar ile kendi yetenek ve becerileri konusunda tereddütlü olduklarından özgüvenleri zayıf olan kişiler çoğunlukla farkında bile olmadan erteleme davranışı gösterirler.

Aktif erteleme, kişinin farkında olarak yapmayı düşündüğü işi planlı bir şekilde önemli ve acil sıralaması yaparak ileri bir tarihe ötelemesi durumudur. Kişi bunu bile isteye yaptığı için zihninde bir soru işareti barındırmaz, kaygı yaşamaz, hatta ajandasına da işlediği için planladığı gün saat geldiğinde ertelediği/ötelediği davranışı yapar ve hayat akışına devam eder. Aktif erteleme yapan kişiler işler yetişmeyecek korkusu da yaşamazlar. Örneğin bir öğrenci aktif ertelediğinde sınav günü gelmeden konuları tamamlayacağını bilir.

Pasif Ertelemeden Nasıl Kurtuluruz?

Farkındalığını Artır: Seni ertelemeye sevk eden sebepler neler? Ne oluyor da bir türlü başlamak istemiyorsun? İç sesin, duyguların, bedenin sana neler anlatıyor?

Olumsuz Bakış Açılarından Sıyrıl: Kendimizle ilgili yaptığımız iç konuşmalarda belki hayallerimizdeki güzelliğe layık olmadığımızı da düşünüyoruz. Gerçekten layık olmadığına sana düşündürten ne?

Başlamak İçin Motive Olmayı Bekleme: Tüm başarılı kişilerin başarı sırlarını dinlediğimizde hep benzer bir sonuçla karşılaşırız. ‘Her şeye rağmen doğruluğuna inandığı şeyi yapmaya devam etmek.’ Başarmak için motive olmayı bekleme, kalk ve yapmaya başla. Canın bırakmak istediğinde de neden başladığını kendine hatırlat. Her şeyin tam olmasını bekleyerek yani mükemmeliyetçi davranarak kendini sabote etme.

Küçük Parçalara Ayırarak Başla: Bütün bir ekmeği bir defa da yiyemezsin, ekmeği dilimlere ayır dilimleri de lokmalara… Küçük küçük adımlarla yoluna devam et.

Yapılacaklar Listesi Hazırla ve Esnek Ol: Eisenhower Matrisi sana bu konuda yardımcı olacaktır. Gün boyu yapacaklarını acil ve önemli sıralaması yaparak sınıflandır ve eyleme geç.

Kendini Yargılamayı Bırak: Utanç, suçluluk, eleştiri vb içsel olarak hissedebilir, cümleler olarak zihninden geçiyor olabilir. Bunlar gerçekte senin cümlelerin mi yoksa çok daha öncesinden bir başkasından gelen iç sesine yerleşmiş etiketler mi? Diğerleri kadar kendine de şefkatli ol.

Doğru işi yapmak için doğru zaman şu andır.

Bu Yazıyı Paylaşın:
Nasıl Yardımcı Olabilirim?